Kayıtlar

edebiyat ve kitap etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Edebiyat kitapları

Resim
Epey zaman olmuş buraya uğramayalı. Arayı bu kadar açacağımı tahmin etmemiştim.  Neyse uzatmayayım, şimdi buradayım nasılsa. "Edebiyat kitapları" dedim başlığa. Son birkaç yıldır lise müfredatı ve kitapları sürekli değişiyor. Bu değişikliklerden ötürü bu yıl kullandığımız kitabı bir sonraki yıl kullanamıyoruz çoğu zaman. Yeni kitap, farklı metinler, farklı açıklamalar demek. Çünkü bir kitapta kullanılan örnek metin, diğer kitapta farklılık gösteriyor genellikle. Bazı metinlerin seçiminde ne yazık ki gereken özen gösterilmiyor bazen. Çok uzun, öğrencinin ilgisini pek de çekmeyen metinler kitapların işlevini azaltıyor. Edebiyatı seven kişiler için cazip olan metin ve açıklamalar günümüzün lise öğrencilerine uzak düşebiliyor kimi zaman. "edebiyat pınarım"da  bundan böyle  ders kitaplarından seçtiğim metinleri "okuma parçası" etiketiyle sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Birçoğunun, sizlerin de ilgisini çekeceğini umuyorum. Öğretmen arkadaşlarım da d...

Nitelikli edebiyat mı?

Resim
Edebiyatı nitelikli ve niteliksiz diye ayırabilir miyiz? “Nitelikli edebiyat” diyorsak bunun dışında kalanlara da “niteliksiz” dememiz gerekmiyor mu? Peki, “edebiyat” “niteliksiz” olabilir mi? Edebiyatın ruhunda, edep, kalite, nitelik yok mudur? Tüm bunlar nereden aklına geldi derseniz… "Türk Edebiyatı" yerine "Çok Satılanlar" desek Son günlerde medya fenomeni olmuş yazarların (!) kitaplarıyla ilgili bir röportaj yapılmış sektördeki bazı isimlerle. Yazının başlığı da “ Nitelikli edebiyat sosyal medyaya yeniliyormu? ” Konu Nilgün Bodur’un kitabındaki cümlelerden açıldı bir süre önce. “Anne Frank’ın Hatıra Defterinden” alıntılandığı iddia edilen ifadeler ortalığı karıştırdı. Hoş o cümlelerin Anne Frank’a ait olduğu da tartışılıyor ya, o da ayrı bir konu. Bununla ilgili olarak bir önceki yazım “ İntihal nedir? ”e bakabilirsiniz. Neyse edebiyat sosyal medyaya yeniliyor mu, sorusunun cevabı için yukarıda adı geçen röportajdan yola çıkalım. ...

İntihal nedir?

Resim
Özellikle son yıllarda gittikçe artan “intihal” bugünkü başlığımız. Bu konuya değinmek istedim; çünkü son yıllarda artan bu tip kullanımlar edebiyatın o naif dünyasını zedelerken gençlerin de kafasını oldukça karıştırıyor. Ünlü şairlerin ya da yazarların sözleri hatta şiirleri, yazıları değiştirilerek sanki yeni yazılmış gibi aktarıldığı için eserin asıl yazarı hakkında kafalarda soru işaretleri oluşabiliyor. Özellikle genç yazarların (!) tercih ettiği bu yöntem ne kadar sağlıklı tartışılır. Tartışılır diyorum; çünkü “yaratıcı yazarlık” adı altında yapılan bazı çalışmalar bunun normal olduğunu empoze etmeye çalışıyor. Eskiden de böyle çalışmalar yapıldığından dem vurarak yazar adaylarına çeşitli önerilerde bulunabiliyorlar. Konuyu detaylandırmadan önce bazı sözcüklerin sözlük anlamlarına bakalım. TDK’nin internet sitesi bu konudaki en büyük yardımcılarımdan. intihal: aşırma aşırma: edebiyat Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya...

Okuma Sanatı

Resim
Okuma bir gaye değil, bir araçtır. Okumanın sonunda bir fayda elde edilmelidir. Günümüze ışık tutmuyorsa tarih okumanın; öz varlığımızı düzeltmeyecekse ahlak okumanın bir gerekliliği yoktur. Örneğin marangozluk kitabını tekrar tekrar okuduktan sonra, onunla hiçbir şey yapmayan adam, gayretli bir okuyucu, fakat bir nevi delidir. Goethe ’ye göre: «Okumayı öğrenmek, sanatların en gücüdür.» İnsan; bir kitabı okuduktan sonra, eskisinden daha akıllı hareket edebilmeli; şunun bunun sözlerinden daha az aldanmalı; her şeyi daha açık görmeye, daha derin hissetmeye başlamalıdır. Güzelliği daha çok anladım; daha nazik, daha neşeli, daha mutlu oldum; düşüncelerim gelişti; hayatı ve insanları daha iyi kavradım; yaşama gücüm, hayata karşı cesaretim arttı diyebilmelidir. O zaman okuma boşa gitmemiştir. Bunları söyleyemezseniz, siz de marangozluk kitabını okuyan, fakat boş sandıklar üzerinde çoluk çocuğu ile yemek yemeğe mahkûm olan adama benzersiniz. Kitap okurken rastgele, gevşek ve y...

103 klasik roman

Resim
“En beğendiğiniz romanlar hangileridir?” dediğimde hepiniz kendinize göre bir liste oluşturacaksınız. İşte yıllardır, hatta belki de yüzyıllardır insanlar bu tür listelerle beğenilerini dile getirmişler. Geçmişten günümüze ulaşana kadar bu listelerin sayısında da artış olmuş doğal olarak. En çok merak edilen, bakılan listelerden biri de büyük yabancı romanlar. Bir başka deyişle klasikler. “103 Klasik Roman” başlığı altında bu kitaplara bir bakalım isterseniz. Niye yüz roman değil de yüz üç roman, diyebilirsiniz. Doğrusu ya cevabı ben de bilmiyorum. Yararlandığım kaynakta 103 isim vardı. Ben de herhangi üç kitabı çıkarmayı içime sindiremedim. Bu sebeple verilen listeyle sizleri baş başa bırakıyorum. Belki arada okuduklarınız, okumak istedikleriniz ya da adını hiç duymadıklarınız vardır. Umarım sizin için faydalı bir liste olur. Büyük Yabancı Romanlar Büyük romanlar; olandan çok olabileni yaşatan; okuyucuyu bir sonucu benimsemeğe zorlamayan; iç zenginliği, hayal gücü, iç ve dış...

Çizgi roman okumak mı?

Resim
Merhaba Sevgili Edebiyat Dostları, Edebiyat dostu olduğunuza göre kitap okumayı zaten seviyorsunuz demektir. Peki tercihleriniz ne yönde oluyor? Genellikle klasikleri mi tercih ediyorsunuz? Edebiyatın önde gelen isimleri sıralamanızda hep üst sıralarda mı? Tolstoy, Balzac, Yaşar Kemal... Peki hiç çizgi roman okudunuz mu? "Çizgi roman okumak mı?" demeyin sakın. Apayrı bir dünya, çoğu insan için bir yaşam tarzı. Çizgi roman da aklına nereden geldi, diyorsanız aşağıdaki paragrafa bir göz atın derim. “‘Öğrenciye çeşitli türlerde kitaplar önermek konusunda ne durumdayız,’ diye sormak gerekir.  Yelpazeyi kendimiz ne kadar kullanabiliyoruz? Örneğin, öğrencilerine çizgi roman türünü önerenler var mı? Çizgi romanı yazınsal bir tür olarak sayabiliyor muyuz?” (Mine Soysal, Eğitimcinin ev ödevi, Keçi-İnadına Edebiyat, Yaz 2014/1) çizgi roman okumak mı Önceki yazılarımdan birinde kitap seçimi konusunda çocuğu, öğrenciyi, neden özgür bırakmalıyız sorusuna değinmiştim. ...

Kitap seçimi

Resim
Bildiğiniz gibi son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri de öğrenciye ödev verilmeli mi verilmemeli mi? Herkes kendi açısından durumu değerlendiriyor ve soruya olumlu ya da olumsuz bir cevap veriyor. Tabii ki bu durum eğitimciler, öğrenciler ve veliler tarafından farklı yönleriyle ele alınıyor. Verilen ödevin niteliği, öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyi de performansın kalitesini etkiliyor. Hele performans değerlendirmeye kitap okuma da dâhil edilmişse “kitap seçimi” ayrı bir önem kazanıyor.